Mehmet Tokat

Tarih: 02-01-2009 19:46 | Kategori: kişiler | Yazar: meyilli

Mehmet Tokat Van‘da dünyaya geldi. İlk orta ve lise eğitimini Van’da tamamladı. 1989 yılında Güzel Sanatlar resim bölümünü kazanan Mehmet Tokat, tiyatroya olan merakı nedeniyle okulunu yarıda bırakarak tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Aynı tarih itibariyle Koca Mustafa Paşa çevre tiyatrosunda ve daha sonra Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda, ayrıca birçok özel tiyatrolarda oyunlar sergiledi. çeşitli oyunlarda oynadı. TODER üyesi de olan Mehmet Tokat tiyatro çalışmalarını sürdürürken kendi yazdığı şiirleri de seslendirmeye başladı. Çeşitli televizyon programlarında dizi oyunculuğu da yapan Mehmet Tokat’ın 2 şiir albümü bulunuyor. İlki 2004 de yayınlanan albüm şiirlerin efendisi adını taşıyor. İkinci albüm ise 2006 yılında ”İnadına Seveceğim” ayrıca yine 2006 yılında kara kutu yayınlarından “her aşk başladığı yürekte biter” adlı kitap piyasaya çıktı.

Yaralı Gül Şiiri
Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın.
Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği
Kirpikleri hissetti yokluğunu
Büktü boynunu deprem bu…
Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı
Sicim gibi bir yağmur yağıyordu.
Bir kenti boydan boya temizliyordu
Sokakta kimsecikler yoktu
Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu
Kirliydi yaşamaktan utanıyordu
Tit tir titriyordu yüreği
Yaralı bir güvercin gibi…
Oysa bu yürek bir zamanlar
Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı
Şimdi köpekler onun için ağlıyordu,yorgundu konuşamıyordu.
Şu hayatı sırtından atamıyordu,
Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu
Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı
Ne bir dost kaldı yanında
Ne de bir düşman aklında…
Zor bir gün
Önünü göremiyordu
İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu
Gözlerinde aşksız ayrılık vardı
Kirpiğinden yüreğine saplanan
Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde.
Bir yalnızlık adılarıyla büyüyen
Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde
O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde
Sırtında ayrılık dilinde küfür
Ben gidiyorum sen uyuyorsun.
Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde,
Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim.
Ben gidiyorum sen uyuyorsun
Ben gidiyorum sen susuyorsun.
Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun
Siliyorum dudağında kalan yalanı
Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun.
Ben geldiğim yoldan ;
Geldiğim gibi acılara bezenip
Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum
Bir kapı kapandı
Bu gece benimde gözlerimin içine
Kirpiklerim hissetti yokluğunu
Büktüm boynumu deprem bu.
Tenime değdim kokun sinmiş mi diye
Sol elime baktım;bahar gibiydin
Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar
Bir nehir oldun aktın gittin
Sağ elime baktım ;Cehennemdin ayrılıktın kordun
Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu
Adaklar yüreğimden geçip gitti
Tutabilseydim birini
Korkmadan kesebilseydim eğer
Biliyorum gelecektin
Zoruma gidiyor zor bir gün
Biliyorum zorla güzellik olmaz
Oysa çirkin olmak vardı
Kovsanda kapından gitmemek vardı
Ama bir yüzün vardı;ellerimde kaybolan
Öyle bir küçüldümki;artık büyüme zamanı
Ey sevdalılar;eydostlar;
Var olan bütün güzellikler
Yürüyemediğim parke taşları patika yollar
dağlar,taşlar elveda
Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler
Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar
Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar
Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar
Siz kalın sağlıcakla
Ben gidiyorum
Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun
Bu bana yeter elveda yaralım elveda
Kırkıncı kapıyı kapadım elveda..

Mehmet Tokat

Son Eklenenler

“Mehmet Tokat” yazısına yapılan yorumlar: 1 yorum

  1. yorumlayan: çimen:

    çok güzel bir şiir

Yorum yap