OTUZBİRİNCİ HADİS
رُبَّ أَشْعَثَ مَدْفُوعٍ بِالْأَبْوَابِ لو
أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لَأَبَرَّه
Saçı başı dağınık eli yüzü tozlu kapılardan
koğulmuş
öyleleri vardır ki bu şöyle olacak diye yemin
etseler,
Allah onların dediğini yapar.
Müslim birr 138,cennet 48
OTUZİKİNCİ HADİS
لَوْ أَنَّكُم تَوَكَّلْتُمْ عَلَى اللَّهِ تَقَّ
تَوَكُّلِهِ لَرَزَقَكُمْ كَمَا يَرْزُقُ
الطَّيْرَ تَغْدُو خِمَاصًا وَتَرُوتُ بِطَانًا
Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz Allah
kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı.
Kuşlar
sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde
akşam
dolu kursaklarla dönerler.
Tirmizi zühd 33, ibn mace zühd 14
OTUZÜÇÜNCÜ HADİS
الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِم الْمُسْلِمُونَ مِنْ
لِسَانِهِ وَيَدِهِ وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ
مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ
Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların zarar
görmediği kimsedir. Muhacir ise Allah’ın
yasakladığı
şeylerden uzak duran kimsedir.
Buhari iman 4-5,Müslim iman 64-65
OTUZDÖRDÜNCÜ HADİS
لَوْ كَانَ لِابْنِ آدَم وَادِيَانِ مِنْ
مَالٍ لَابْتَغَى وَادِيًا ثَالِثًا
وَلَا يَمْلَأُ جَوْفَ ابْنِ آدَمَ إِلَّا
التُّرَابُ وَيَتُوبُ اللَّه عَلَى مَنْ تَاب َ
İnsanoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir
vadi
daha ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey
doldurmaz. Ama Allah tövbe edenin tövbesini
kabul
eder.
Buhari rikak 10, Müslim zekat 116-119
OTUZBEŞİNCİ HADİS
عَجَبًا لِأَمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أَمْرَهُ
كُلَّهُ خَيْر وَلَيْسَ ذَاكَ لِأَتَدٍ
إِلَّا لِلْمُؤْمِنِ إِنْ أَصَابَتْهُ سَرَّاءُ
شَكَرَ فَكَانَ خَيْرًا لَهُ
وَإِنْ أَصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَكَانَ
خَيْرًا لَهُ
Mü’minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü
her
hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi
bir
özellik sadece müminde vardır: sevinecek olsa,
şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir
bela
gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır
olur.
Müslim zühd 64
OTUZALTINCI HADİS
كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ
عَابِرُ سَبِيلٍ
Dünyada tıpkı garip hatta bir yolcu gibi davran
Buhari rikak 3, tirmizi zühd 25
OTUZYEDİNCİ HADİS
أَتَدْرُونَ مَا الْغِيبَة قَالُوا اللَّهُ
وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ قَالَ ذِكْرُكَ أَخَاكَ
بِمَا يَكْرَهُ قِيلَ أَفَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ فِي
أَخِي مَا أَقُولُ قَالَ
إِنْ كَانَ فِيهِ مَا تَقُولُ فَقَدْ اغْتَبْتَهُ
وَإِنْ لَمْ يَكُنْ فِيهِ فَقَدْ بَهَتَّهُ
Gıybet din kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile
anmandır.Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet
ettin;
yoksa o zaman ona iftira ettin demektir.
Müslim birr 70 tirmizi birr 23
OTUZSEKİZİNCİ HADİS
إِذَا مَاتَ الْإِنْسَان انْقَطَعَ عَنْهُ
عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ إِلَّا
مِنْ صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ
بِهِ أَوْ وَلَدٍ صَالِتٍ يَدْعُو لَهُ
İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı
da
sona erer, şu üç şey bundan müstesnadır:
sadaka-i
cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden
hayırlı evlat.
Müslim vasiyet 14, tirmizi ahkam 36
OTUZDOKUZUNCU HADİS
قُل آمَنْت بِاللَّهِ فَاسْتَقِمْ
Allah’a inandım de, sonra da dostoğru ol!
Müslim iman 62, tirmizi zühd 61
KIRKINCI HADİS
وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ لَمْ
تُذْنِبُوا لَذَهَبَ اللَّهُ بِكُمْ وَلَجَاءَ
بِقَوْمٍ يُذْنِبُونَ فَيَسْتَغْفِرُونَ اللَّهَ
فَيَغْفِرُ لَهُمْ
Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim
ki siz
hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder,
yerinize günah işledikten sonra Allah’tan af
dileyecek
bir millet getirir ve onları affederdi.
Müslüm tevbe 11,Ahmed b. Hanbel müsned III 238 |